hisler dünyası

kavrulmuskahvekokusu:

bu posta kaçıncı denk gelişim bilmiyorum ama harbiden dilekleriniz gerçek oluyor :D regbloglayın ve bir dilek tutun 

kavrulmuskahvekokusu:

bu posta kaçıncı denk gelişim bilmiyorum ama harbiden dilekleriniz gerçek oluyor :D regbloglayın ve bir dilek tutun 

(Kaynak: inritum)

reblogged from Manyak.

Bazen yalvarsan da olmaz.

"Ne olur" dedim "Yapma." Benim için hayatımın en zor anıydı. Babamdan sonra sevdiğim, o benim için dünyanın en güçlü ikinci adamının gözünden yaşlar düşmesi. Bir yandan aglamamaya çalışıp diğer yandan yalvarıyordum "Ben Öleyim sen ağlama." Sildim yaşlarını sıvazladım sırtını, saçlarını sevdim uyuttum onu, kaldım yanında. Uykusunda iç cekerek birden sıkı sıkı sarilmasini izledim, yüzünü, göğsünün nefes alırken ki iniş kalkislarini, uyandı, kalktık, sarıldık, konuşmadık, çıkıp gittim.

Benim için ağlamıştı, onun icin hazırladığım ufak bir kutu, icimden gecen herseyin yazılı oldugu bir defter onu darmadağın etmişti, seviyor zannettim oyle aglayinca, siz olsanız siz de aynısını düşünmez miydiniz?

Aradan günler gecti bir telefon konuşmasında şunları söyledi; “Sevdigimden değil ki, senin icin üzüldüğümden ağladım ben, acidigimdan, duygusalligim tuttu iste.” İçimde guzel olan herşey paramparça oldu, parçalar göğsüme saplandı, ölüp ölüp hayata döndüm bir daha ölmek için. Sonra durdum, kapattım o telefonu, karar verdim o gün unutacaktım ve bir daha asla nasılsın bile demeyecektim.

Şuan aradan o kadar zaman geçti unutabilmek için adını bile anmadim, kimseye ondan bahsetmedim, hatta yazarken bile onu yazmadım hiç, kendime bile bir şey söylemedim, ama olmadı. İşin en boktan tarafı o da beni hiç aramadi, oysa hep arardi, hep aramisti, gönlümü almıştı bir şekilde, bu sefer olmadı, şimdi de yalvariyorum “Tanrım ne olur arasın, ne olur gelsin.” Olmuyor. Unutamiyorum.

Yüreğim yangın yeri..

    Bir yerden geliyorum.  Karanlık ve korkunç.  Bir yerden geliyorum, bir yerden, bilmediğim bir yere gitmek icin tekrar. Ucu bıçak gibi keskin dağları aşıyorum incine incine, camdan yollara basıyorum, ayaklarim kan. Onceleri emekliyorum acımamak için sonra olmuyor doğruluyorum yavaş yavaş her türlü acıyorum ya işin özü bu, neden sonra anlıyorum bilmiyorum.
    Bambaşka görüyorum bambaşka.  Yalnızlaşıyorum gitgide ve korkuyorum yalnız ölmekten,  ama anlamıyorum bir türlü dünyanın düzenine gore yaratılmayışımin sebebini. Dünyanın tüm ızdıraplarını yaşıyorum.  Önce bir çocuğun açlığı beliriveriyor içimde sonra bir adamın karşılıksız aşkı. Birden nasıl oluyor cocugum öldürülüyor kucağımda, sonra annesi ölen bir kuş oluyorum ucmayi bilmeyen, sahibini kaybeden kopek oluyorum, acıyorum her yerimden, kanıyorum. Nasıl oluyor  bilmem aynı anda bin türlü hayat yaşıyorum.
   Gidiyorum ben gidiyorum, anlaşılmanın ümidiyle bir yere gidiyorum nereye bilmiyorum, sehirler aşıyorum gezegenler dolaşıyorum, hiçbir dilde, hiçbir kelimede anlamımı bulamıyorum,  koyboluyorum ama yürümekten vazgecemiyorum.
    Yalnız öleceğim biliyorum, içimde koca bir kalabalikla, onların acilariyla ve belki gözyaşlarıyla,  birgün öleceğim icimde hala anlaşılmayı bekleyen duygularımla..

Karmakarısıkyazılanyazı

   Gece yolculuğu, Frazey ford bir de sen. Hüzünlü yolculuk diye buna derim ben sevgilim.
    Sana geliyor olsaydım, ineceğim yerde sarılmak için beni bekliyor olsaydın düşünüyorum da bu yolculuk nasıl biterdi o zaman? Şuan bunu düşünüyor olmak kalp atışlarımı hızlandırıyor. Sonu sana giden yollar, sana yatılan uykular, senin görüldüğün rüyalar… Neyim sana değil ki benim? Dünyam senin.
    Ah beni öldürmekten usanmadın ben nasıl usanırım sana ölmekten? Ah sen usanmadın alıp alıp bırakmaya beni, ben nasıl bıkarım sana gelmekten? Yeter ki iste. Yeter ki öldür, beni sen süründür, Yalvarırım öldür. 
    Uykusuzlugum kafamı karıştırıyor, konular karışıyor. Ne diyecektim ben? -heh. Sana neden bunu söylemiyorum bilmiyorum. Bildiğini biliyorum ama hiç söylemedim ki, soylemedigim bir şeyden adın kadar emin olman beni gururlandiriyor. Ama söylemeliyim, içim bunu istiyor;
     Seni seviyorum
     Seni seviyorum
     Seni seviyorum…
  Bu iki sözcükle yeterince anlatamiyorum! Ama biliyorum; Seni seviyorum…